Perşembe, Ağustos 27th, 2009 /
admin
Antalya’ya 75 km. Manavgat’a 7 km. uzaklıkta olan Side Anadolu dilinde Nar anlamına gelmektedir. Bu özellik ve belgede bulunan bazı yazıtlardan elde edilen bilgiler Side tarihinin Hititlere kadar uzandığını göstermektedir. Antalya Alanya karayolunun 72. km sinden güneye doğru dönen yolda 6 km sonra günümüzün en çok tanınan turizm merkezlerinden Side’ye sizi ulaştırır. Side güncelliğini şüphesiz 1947 yılında merhum Prof. Dr. Arif Müfit Mansel ve ekibince aralıklarla sürdürülen kazı ve onarımlarla günışığına çıkan Roma imparatorluğu kalıntılarına borçludur. 15. yy’da tam olarak Türk topraklarına dahil olmuştur. Ancak ne Osmanlılar nede Selçuklular Side’ye yerleşim kurmadıklarından, yarımada üzerinde Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait eserlere rastlanmaz. 1895 yılında, yarımadanın uç kısmına bir köy kurularak Girit Adası’ndan gelen göçmenler buraya yerleştirilmişlerdir. Side tarihin derin izlerini taşıyan bir kenttir. Zira Side tarihi limanı, müzesi, athena tapınağı, apollon tapınağı, liman hamamı, agora, anıtsal kütüphane ve büyük anıtsal çeşme bölgede bir otele yerleştikten sonra keşfedebileceğiniz yerlerden bazıları.
Akdeniz’in en önemli liman şehri ve en işlek esir pazarı, hem de kültür ve eğitim merkezi olmuş, günümüzde bile ayakta olan görkemli yapılar bu dönemde inşa edilmiştir. Şehir önemini M.Ö. 5. yy. sonunda kaybetse de 1.yy’da tamamen terk edilene dek küçük bir Hristiyan kenti olarak varlığını sürdürmüştür. 10. yy’dan sonra depremler ve savaşlar nedeniyle şehrin yanıp, halkının Antalya’ya göç ettiği anlatılmaktadır. 10. yy Bizans tarihçileri Side’nin korsan yatağı olduğunu, Arap coğrafyacı İdrisi (1150) yangınlar sonucu terk edilen bu önemli liman kentinin halkı, Antalya’ya göçtüğünden “Yanık Antalya” olarak anıldığını söyler. Side’de son yoğun yerleşim 1895 yılında Girit adasından göçen Türkler tarafından gerçekleşmiştir. Kalıntılar üzerindeki Selimiye adlı balıkçı köyü bugünkü çekirdeğini oluşturmuştur.
Bu tatil yöresinde konaklama biraz pahalıdır ancak her bütçeye uygun otel ve pansiyon seçeneği bulmak mümkün. Green Apart Side, Onur Pansiyon, Yıldız Pansiyon, Family Apart, Yukser Pansiyon konaklama için bu bölgede tercih edebileceğiniz yerler. Otellerin yanı sıra restoranlar, cafeler, barlar, disco ve eğlence merkezleri de bölgeyi hareketli bir merkez yapıyor. Araç Kiralama için Rent a Car firmaları, bölgede tur imkanı sağlayan turizm acenteleri ve otobüs işletmeleri mevcut. Hem Islak kularıyla ve güneşli plajların keyfini sürebilir hem de gece çeşitli animasyon ve eğlencelere katılabilirsiniz.
Çarşamba, Ağustos 26th, 2009 /
admin
Kaş dan Fethiye’ye uzanan sahil yolunun 30cu km ’sinde yer alan Kalkan (Kalamaki), güney girişindeki adaların çevrelediği küçük bir koyda kurulmuş liman beldesidir. Bezirgan Düzü’nün, batıdaki Ovagelemiş ve Fırnaz köylerinin ürünlerinin sevk edildiği bir liman beldesi olarak bilinen Kalkan, son yıllarda gelişerek bölgenin turizm merkezi olmuştur. İsmini XANTHOS ırmağından ( Koca Çayı ) alır ve hellencede ’sarı’ manasına gelir. Hellenistik ve Roma devrinde LYKIA bölgesinin önemli kentlerinden biri olan Xanthos aynı zamanda Lykia birliğininde idari merkeziydi.
Kalkan, Kaş ilçesine bağlı küçük, güzel bir Akdeniz beldesidir. Tarihin denizin ve doğanın iç içe bulunduğu bir kasabadır. Kalkan öncelikle tarihi likya şehirlerine yakın olması, tertemiz denizi, daracık sokakları doğa ile bütünleşmesi ile ilgileri üzerine toplamakta ve yabancıların gözdesi haline gelmektedir.
Çok sayıda yabancı turist kalkandan villalar alıp buraya yerleşmekte veya yazlarını tamamıyla burada geçirmektedir. Kalkan sizlere lüks işletmelerle ve tatil olanakları sunduğu gibi çeşitli tarihi mekanlar ve plajları ile de göz zevkinize hizmet vermektedir. Kalkan bünyesinde bir marina da bulundurduğu için yat turizm mi sevenler içinde iyi bir dinlenme Yeridir.Mavi yolculuklarda uğranılabilecek bir cennet limanı olarak tanımlanabilir.
Kaş-Kalkan yolu üzerinde bulunan Kaputaş plajıda bölgedeki en güzel plajlardan birisidir. Beyaz kumu ve berrak mavi deniziyle turistlerin en önemli uğrak yerlerindendir. İki tarafı yüksek kayalıklardan oluşmuş bir kanyonun denize ulaştığı yerdir. Kaş’dan dolmuşlarla bu cennet beldeye ulaşmak mümkündür ve her on beş dakikada bir dolmuş seferi vardır.
Salı, Ağustos 25th, 2009 /
admin
Kazdağları’nın yemyeşil doğası ile Ege’nin masmavi sularının buluştuğu, buz gibi doğal su kaynaklarının dağlardan aktığı, Kuzey Ege’nin cenneti Akçay. Edremit Körfezi’nin tam kalbinde, bol oksijeni tertemiz havası ile tatilcilerin gözdesi Akçay.
Akçay doğal güzellikleri, denizi ve temiz havası ile tatilcilerin gönlünü fethetmiş bir tatil beldesidir. Bu gün birçok otel pansiyon araç kiralama, dinlenme tesisi ve eğlence merkezine sahip Akçay’ın en büyük özelliği ise nüfusu 20 bine yaklaşmasına rağmen şehir su şebekesine ve kapalı şişe suyuna ihtiyaç duymayan yurdumuzun tek tatil beldesidir. Bütün Akçaylılar ve tatilciler, günlük ihtiyaçları olan buz gibi suları 20-30 metre derinlikten artezyen kuyuları ile bol bol sağlarken, Akçay’ın her iki ucunda bulunan modern termal tesislerde 60-80 metre derinliklerden elde edilen sıcak sular hastalara şifa dağıtmaktadır. Birbirine zıt bu iki su zenginliğini birada yaşamak dünyada sadece Akçaylılara ve beldeye gelen tatilcilere nasip olmaktadır.
Yerli ve yabancı turistlerin tercihi Akçay, daha önce resmi olarak Edremit’in mahallesi konumunda iken 28 Mart yerel seçimleri sonrası ilk belediye başkanı seçilerek belediye kuruldu. Edremit ilçesinden ayrılarak yeni bir belediye ile son derece konforlu tesisleri, lüx otel ve pansiyonları, tertemiz plajları ile Akçay yaz mevsiminde yüz bine yaklaşan nüfusu ile metropol bir turizm kenti havasına bürünmüştür. Akçay Belediyesi, henüz yeni kurulmuş bir yerel yönetim olmasına ve sınırlı imkanlarına rağmen profesyonelce bir ruh ile en iyi şekilde hizmet etmeye çalışıyor.
Akçay’da deniz turizmi ile ilgili olarak bir çok otel, motel, pansiyon, tatil köyü, kamplar eğlence mekânları bulunmaktadır. Turizm açısında büyük önem taşıyan doğa ve su sporları bölgede birlikte yapılabiliyor. Akçay’ın en büyük özelliği içme suyunun bol oluşudur. Bunun bir kanıtı da denizden fışkıran artezyen şuralarıdır. Akçay iskelesinin sağ ve sol taraflarında etraf taşlarla çevreli tatlı su artezyenlerini görebilirsiniz. Ayrıca Akçay’ın merkezi Barbaros Meydanı’nda Turizm Danışma Müdürlüğü’nün ön kısımda Kazdağları’ndaki efsanevi Sarıkız’ın heykeli bulunmaktadır. Sarıkız anısına yaptırılan heykelin önündeki havuza Sarıkız’dan dilekte bulunanlarca bozuk para atılır. Sarıkız türbesi de Kazdağı’nın zirvesinde Sarıkız Tepesi’nde bulunmaktadır.