Pazartesi, Eylül 07th, 2009 /
admin
Pamukkale Denizlililer tarafından beyaz cennet olarak anılmaktadır. Doğal su kaynaklarının bir tepe üzerin de oluşturmuş olduğu kireçler Pamukkale’yi Pamukkale yapan olaydır. Kaynak sularının kirecinden oluşmuş bir tepe. Türkiye’nin en bilinen doğa harikasıdır. Pamukkale 2700 metre uzunluğunda ve yüksekliği 160 metredir. Pamukkale Turizm yönünden adini tüm Dünyaya duyurmuş bir doğal harikadır. Pamukkale Denizli il sınırları içinde bulunmaktadır.
Pamukkale´ye daha giderken kilometrelerce uzaktan parlak bembeyaz kayaları görmek sizi büyüleyecektir. Romalıların kutsal saydığı Hierapolis antik şehri Pamukkale tepesinde bulunmaktadır. Roma dan kalma bu antik ket görülmeye değerdir. Bugün bu doğa harikası bölgenin doğal güzelliğini görmek isteyen yerli ve yabancı turistler için Pamukkale de birçok otel, pansiyon, sağlık merkezi, eğlence merkezleri, çeşitli spor klüpleri restoranlar ve araba kiralama k için bir çok rent a kar hizmet vermekte. Pamukkale de yapilan bu oteller zamanla Pamukkale’nin doğal güzelliğini tehdit edecek duruma geldiler ve kimi otellerin insa edilmesi için antik sehir Hierapolis kismen yikildi.Fakat hala yunan mitolojisini sevdiklerinizle yaşayabileceğiniz kireç kriterli havuzlar size unutulmaz bir tatil yaşatacaktır.Pamukkale de kaynak sularını oteller banyo ve havuzlarına aktardı. Suyu kesilen Pamukkale günden güne sararıp renk değiştirmeye başladı.
20′nci yüzyılda Pamukkale’nin güzelliğini kendi gözleriyle görmek isteyen turistlerin akınlarıyla başa çıkabilmek için gitgide daha çok oteller inşa edildi. Bu süreçte travertenlerde çok hasarlar meydana geldi. Bazı otellerin inşa edilebilmesi için antik şehir Hierapolis’in bir kısmı yıkıldı. Pamukkale’nin zaman içinde doğal güzelliğini yitirmesi ve sararmasının nedeni budur. Günümüzde UNESCO bu bölgeyi koruma altına almıştır. Hasar bir miktar düzeltilmiş ve tedbirler alınmıştır. Bu doğa harikasını yaşamak için bu bölgeye sık düzenlenen otobüs turlarıyla yada havayoluyla denizli üzerinden gidebilirsiniz.
Çarşamba, Eylül 02nd, 2009 /
admin
Balıkesir’in sakin huzurlu ve denizin temiz kumsalın ise keyif dolu ilçesi olan Ayvalık, tarihi ve arkeolojik değerleri barındıran, plajları ve temiz deniz suyu, doğal yeşil zeytinliklerle çevrelenmiş güzel kıyılara sahip, bir tatil beldesidir. Bölge genellikle sakinliği ile tanındığı için buralarda bol miktarda yazlık görmeniz mümkün. Zira sağlık dolu doğal bitki örtüsü ve has zeytin yağı, bu bölgede yaşayanların sağlıklı uzun bir hayat sürmelerinin nedeni olarak gösteriliyor. Ayvalıkta gayrimenkul ve devre mülklerin dışında da konaklama yönünden çok seçenek var. Bölgede çok sayıda Apar t Otel, Motel, Aqua Park Otelleri, beş yıldızlı tatil tesisleri ve pansiyonların yanı sıra, araç kiralama için rent a car lar, disco, su sporları ve diğer eğlence merkezleri, sağlık merkezleri ve aklınıza gelebilecek her türlü hizmeti veren işletme bulmak mümkün. Beş yıldızlı otellerde bile her türlü hizmetin sınırsız olduğu bütçeye uygun çeşitli tatil paketleri mevcut.
Ayvalık, antik çağda bir çeşit yabani ayva anlamına gelen ‘KIDONIA’ ismiyle anılıyordu. Yaşamın ve mutluluğun kaynağı sayılan bu güzel bölge tarihte sırasıyla Misya Hitit Frig Lidya Roma ve Yunanlıların, on beşinci yüzyıldan sonra itibaren de Türk egemenliğine girmiştir. Rumlar ve Türklerin uzun zaman bölgede birlikte yaşamışlardır. 19 ve 20 yüzyılın başlarında en parlak dönemini yaşayan şehir Rum halkı 1821 yılında Yunan ayaklanmasına katılması sonucu ilçenin büyük bir kısmı boşaltılmış, daha sonra dönmelerine izin verilmiş fakat kent eski canlılığına kavuşamamıştır. Bugün tarihi kalıntılara çok sık rastlanmamakta fakat yer, yer Helenistik ve Roma devrine ait çanak ve çömlek parçacıkları görülmektedir. 100 km’den fazla kıyı şeridi olan Ayvalık’ın kendine özgü bir kıyı iklimine sahip, lodos ve poyraz rüzgârları hâkimdir. Yazın ise kavurucu sıcaklarda esen İmbat ve Meltem rüzgârı serinletici bir tatil bölgesi olma özelliği taşıyor. Ayvalığa gittiğinizde mutlaka Şeytan Sofrasında günbatımını izlemeli, sağlık kaynağı zeytin ve yağı almalı sarımsaklı da denize girmeli, adalarda su altı dalışlarına katılmalı ve Cunda adasında kiliseleri gezip balık yemeden dönmemelisiniz.